Eşlerin Birbirlerine Karşı Onur Kırıcı Davranışları Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır

29/03/2018 - Boşanma

Evliliklerin sona ermesinde, boşanma sebeplerinden biri de onur kırıcı davranışlardır. Boşanma avukatları boşanma davalarında bu sebepleri dilekçelerde sıkça ileri sürerler.

Eşlerin birbirlerine karşı onur kırıcı davranışlarda bulunmasını Medeni Kanun özel ve mutlak boşanma sebebi olarak kabul etmiştir. Ancak boşanma davalarında onur kırıcı davranış sebebine dayanmak zina veya fiziksel şiddet sebebine göre daha risklidir. Çünkü zinadan (aldatmadan) ya da fiziksel şiddetten Aile Mahkemesi hakiminin ve yüksek yargı organlarının ne anladığı ve bu sebepleri nasıl yorumladığı onur kırıcı davranış sebebine göre daha belirgindir. Onur kırıcı davranış, fiziksel şiddete göre veya zina sebebine göre daha muğlak bir kavramdır. 

Eşlerin Birbirlerine Karşı Onur Kırıcı Davranışları Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır

Onur Kırıcı Davranış Hangi Araçlarla Gerçekleştirilmelidir?

Eşlerin hakaret yolu ile şeref ve namuslarını zedeleyici davranışı herhangi bir yolla gerçekleştirilebilir, belirli bir şekli yoktur. Yazılı veya sözlü bir şekilde gerçekleştirilebilir. Yazılı olarak telefon mesajı, mektup gibi iletişim araçlarıyla gerçekleştirilebilir. Diğer yandan eşlerden birinin 3. bir kişiye, eşinin toplum içerisindeki saygınlığını zedeleyici bir açıklamada bulunması yoluyla da gerçekleşebilir. Bu iki örnekte izah edilmeye çalışıldığı üzereMedeni Kanun onur kırıcı davranış ve hakaret sebebiyle boşanma davası açmaya imkan vermektedir.

Hangi Eylemler Onur Kırıcı Davranış Sebebi ile Boşanma Davası Açmaya İmkan Verir ?

Eşlerin birbirlerine karşı her türlü küçük düşürücü, zedeleyici ve üzücü davranışları onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açmaya imkan vermez. Bu durumda eşlerin evlilik birlikteliği içerisindeki birbirlerine karşı olan davranışlarının belli bir ağırlıkta olması gereklidir. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse; onur kırıcı hareketlerin boşanma davasının taraflarından birinin namus ve şerefini ağır şekilde etkileyici nitelikte olması gerekmektedir. Şüphesiz bir davranışın onur kırıcı sebep sayılıp sayılamayacağına Aile Mahkemesi hakimi karar verecektir. Aile Mahkemesi hakimi bu hususu tespit ederken;

  1. Eşlerin karakterlerini,
  2. Eğitim durumunu,
  3. Sosyal ve ekonomik koşullarını,
  4. İçinde bulundukları yörenin geleneklerini,
  5. Davranış biçimlerini ve
  6. Diğer faktörleri dikkate alarak bir değerlendirme yapmak zorundadır.

Ancak şunu özellikle belirtmek gerekir ki eşlerin alışkanlık haline gelmiş hakaret ve aşağılamaları onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasını açmaya yeterli değildir. Eylem, yukarıda değinildiği üzere namus ve şeref kavramlarını ağır derecede etkileyici olmalıdır. Diğer bir dikkat edilmesi gereken bir nokta ise onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açabilmek için hakaretin süreklilik arz etmesi gerekli değildir. Yani eşlerden biri eşine karşı namus ve şerefini zedeleyici davranışı bir kere gerçekleştirse bile diğer eş onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açma hakkına sahiptir. Hemen belirtmek gerekir ki eylemin yeterli ağırlığı yoksa tekrarlanma koşulu aranır. Peki burada şu soru akla gelebilir ve gelmelidir. Eşini başka biriyle aldatmak onur kırıcı hakaret sebebiyle boşanma davası açmaya imkan verir mi? Bu sorunun cevabı kolay değildir. Seminerlerimize katılarak boşanmayla ilgili aklınızdaki bu gibi tüm sorulara cevap bulabilir ve bu süreçteki adımlarınızı bilinçli bir şekilde atabilirsiniz.


Paylaş:

Facebook Twitter WhatsApp Google+