Boşanma Davalarının Dayandığı Temel Prensipleri Nelerdir ?

25/03/2018 - Boşanma

Hukuk sistemlerine göre kanun koyucular çeşitli sebeplerden dolayı boşanma davalarının açılması sürdürülmesi ve neticelenmesine kadar hatta kararın kesinleşmesine kadar aile kavramının toplumdaki önemi sebebiyle ve diğer başka sebeplerle boşanma davalarını dayandırdığı bazı temel prensipler düzenlemişlerdir. Bu prensipler boşanmak isteyen ve boşanma sürecine girmiş kişiler tarafından önemlidir. Çünkü boşanma davalarını boşanma avukatı olmadan açmak isteyenler, bu temel ilkeleri önemsemelidir. Zira bu temel noktaların bilinmesi boşanma davasından zararlı çıkmalarını engelleyecektir.

Boşanma Davalarının Dayandığı Temel Prensipleri Nelerdir ?

Boşanma Davalarının Açılabilmesi için Gerekli Koşullar Nelerdir ?

Belki üzerinde çokta durulmaya gerek olmayan bir koşul ise talep (irade) koşuludur. Çok basit bir koşul olsa da önemsiz bir koşul değildir. Bazen öyle durumlar söz konusu olabilir ki açmak istediğiniz bir boşanma davasında talep koşulu yüzünden eliniz kolunuz bağlanabilir. Detaylarını seminerlerimizde ve diğer yazılarımızda açıklayacağız ancak şimdi talep koşulundan ne anlamamız gerektiği üzerinde duracağız.

Boşanma davasını sadece evlilik birlikteliğinin taraflarının istemesi durumunda açılabilir. Yani evlilik birlikteliğinin taraflarından biri istemedikçe boşanma davası açılamaz. Evliliklerin iptali davalarında bu kuralın istisnaları mevcuttur. Biraz daha fazla ayrıntı vermek gerekirse 3. bir kişinin evliliğinizin iptalini istemesi durumu söz konusu olabilir. Ayrıntılarını seminerlerimizde detaylı bir şekilde izah edeceğiz.

Boşanma Davalarının En Önemli İlkesi "Kusur"

Boşanma davalarının belki de en önemli ilkesi "kusur"dur. Evlilik birlikteliğinin sona ermesinde ve sona ermeye bağlı sonuçlarda; nafaka, tazminat , velayet gibi sonuçların doğmasında kusur ilkesi çok önemlidir. Boşanmaya karar verilebilmesi için kural olarak eşlerden birinin mutlaka kusurlu olması gerekir. Ancak kusur ilkesi çok önemli bir ilke olmakla beraber mutlak bir ilke olarak anlamak bizi yanılgıya sürükler.

Şöyle ki; bazen evlilikler öyle bir hal alabilir ki eşlerden hiç birinin kusuru olmasa da boşanma kararı verilebilir.Anlaşmalı boşanma davaları bunun tipik bir örneğidir. Ya da akıl hastalığı sebebiyle açılacak bir dava da tarafların kusuru aranmaz. Eğer kusur ilkesi mutlak bir ilke olsaydı anlaşmalı boşanma davalarında veya akıl hastalığı sebebiyle açılacak davalarda taraflardan birinin kusurunun olmaması durumunda boşanmaya karar verilemezdi. Kusur ilkesi, boşanma davalarının bel kemiğini oluşturur ve davadan kazançlı çıkıp çıkamayacağınızı büyük oranda belirler. Örneğin; kusursuz eş boşanmak istemezse evlilik birlikteliği nasıl sona erdirilir? Kusur nasıl ispat edilir? Hangi durumda eşler kusurlu sayılır? Kusurlu eş boşanma davasını nasıl kazanır bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını seminerlerimizde bulabilirsiniz.


Paylaş:

Facebook Twitter WhatsApp Google+